Gıda güvencesi ve gıda krizine çözüm önerileri İstanbul’da arandı

Kongrede gıda güvencesinin sağlanması için tarım bölgelerinin korunması gerektiği ve kentsel tarım üretim süreçlerinin özellikle büyükşehirlerde de uygulanması gerektiği ifade edildi. Kentsel tarım örneklerinin anlatıldığı kongrede iklim değişikliği ve tedarik zincirinde yaşanan sorunlardan dolayı gıda krizinin yaşandığı belirtilerek gıda güvencesi ve gıdaya erişimde kentsel tarımın rolü ve fonksiyonu tartışıldı. Bununla beraber bazı büyükşehirlerin tarım alanında yapmış olduğu çalışmalar ele alınırken İPA tarafından “İstanbul Vizyon 2050 Stratejisi” özel oturumla katılımcılara tanıtıldı.

İstanbul Arel Üniversitesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ortaklığında düzenlenen kongrenin açılış oturumuna İstanbul Arel Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Özgür Gözükara, İstanbul Arel Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ergül Berber, İBB Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Ahmet Atalık, İPA Genel Sekreteri Oktay Kargül, kurum ve birim amirleri, akademisyenler, öğrenciler ile çok sayıda vatandaş katıldı.

16 – 17 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşen kongrenin açılış oturumunda İstanbul Planlama Ajansı Genel Sekreteri Oktay Kargül İstanbul Planlama Ajansı olarak İstanbul’un geleceği için çalıştıklarını ifade etti. 2050 stratejisi hakkında konuşan Kargül gıda krizinin önemli bir sorun olduğunu vurguladı. Türkiye’nin en büyük gıda enflasyonuna maruz kalan ülkelerin başında geldiğine dikkat çeken Kargül, İBB’nin gıda ve tarım konularında önemli çalışmalar gerçekleştirerek tarım alanında önemli desteklerde bulunduklarını belirtti.

Kongre Başkanı olarak konuşan İstanbul Arel Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Selma Şekercioğlu Bozacıoğlu kongre hakkında bilgiler vererek tarım ve gıda krizinin önemli bir sorun olduğunu vurguladı. Bozacıoğlu,İstanbul Arel Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (ArelUSAM) olarak gerçekleşen kongre ile birlikte kentsel tarıma katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

“Tarım üreticilerinin enflasyonu tüketicininkinden daha yüksek”

İBB Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Ahmet Atalık Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerinden bahsederek tarım üreticilerinin enflasyonu ile tüketici enflasyonu arasında büyük bir fark olduğunu ifade etti. Tarım üreticilerinin tüketiciden daha fazla maliyetle süreci devam ettirdiğine dikkat çeken Atalık tarımsal alana yeterince yatırım yapılmadığını sözlerine ekledi. Tarım kanunu hakkında da bilgiler veren Ahmet Atalık tarıma yapılan desteklerin yetersiz olduğunun altını çizdi. İstanbul’da susuz tarım yaparak birçok üründe yüksek verim elde edilebileceğini belirten Ahmet Atalık İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tarım alanında önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi.

“Kendini besleyen şehirlerin olması oldukça önemli”

Konuşmasında Birleşmiş Milletler’in verilerinden yola çıkarak önemli açıklamalarda bulunan İstanbul Arel Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ergül Berber kentlerde artan nüfus nedeni ile gıda erişiminde ve gıda güvenliğinde şimdiden sorunlar yaşandığını ifade etti. Kendini besleyen şehirlerin olmasının oldukça önemli olduğunun altını çizen Berber,

“Çağımızın en önde çıkan problemleri arasında etnik dini motifli çatışmalarını, düzensiz göç hareketlerini, kırılgan ekonomilerin ve yükselen enflasyonun ön planda olduğunu görüyoruz. Ancak söz konusu problemler kadar stratejik önemi sahip başka bir konu da düzenlenen kongremizin temasını oluşturan gıda ve su kaynaklarına güvenceli erişim meselesidir. Hepimizin bildiği üzere ihtiyaçlar hiyerarşisinin en temelinde fizyolojik ihtiyaçlarımız bulunuyor. Bu ihtiyaçlarda gıda ve su kaynaklarına sorunsuz erişim, güvenli tüketim ve sürdürülebilirlik konusunu öne çıkarıyor. Ancak kaynakların kıt olması, dünya nüfusunun her yıl artmasıyla günümüzde gıda ve su kaynakları gibi en temel fizyolojik ihtiyaçlara bile ulaşımda sorunlar yaşayabiliyoruz. Son yarım asırda yaşanan hızlı kentleşme sonucunda ortaya çıkan demografik ve ekonomik değişimler de kentsel sürdürülebilirliğin sınırlarını zorluyor. Ekosistemin korunmasını olumsuz etkiliyor ve gıda güvencesini de olumsuz etkiliyor. Kentsel yoksullukla mücadele etmede etkin bir araç olarak kullanılan kentsel tarım hane halkına sağladığı ekonomik yararların yanı sıra sosyal etkilere de sahip. Kentsel tarımın sağladığı sosyal faydalar arasında güvenli ve yeterli beslenme, rekrasyon amaçlı kentsel alanlarının ihtiyacının karşılanması ve dışlanmış grupların rehabilitasyonu sayılabilir. Bu durumda kendini besleyen kentlerin oluşması oldukça önemli’ ifadelerini kullandı.

“Kongrenin zamanlamasını çok doğru buluyorum”

Dünyada yaşanan kıtlık sorununa değinen İstanbul Arel Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Özgür Gözükara kongrenin yaşanan gıda sorununa çözüm bulması açısından oldukça önemli olduğuna değindi.

Özgür Gözükara; “Maalesef 850 milyon kişinin kıtlık yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz. Gıda ile ilgili tarımla ilgili ve kentsel tarımla ilgili yapacağımız bu kongrenin zamanlamasını çok doğru buluyorum. Bu kongremizin açılışında İstanbul Arel Üniversitesi olarak ben de İstanbul Planlama Ajansı’nın kampüsünde sizleri Üniversite olarak ağırlamaktan büyük onur ve ayrıcalık duyduğumuzu bilmenizi isterim. İstanbul Arel Üniversitesi adına gıda güvencesi ve kentsel tarımın güçlenmesi amacıyla bu önemli kongrenin düzenlenmesi için emek veren tüm paydaşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

“Kongrenin ilk günü yerel yönetimler oturumu ile devam etti”

İstanbul Arel Üniversitesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ortaklığında düzenlenen, İstanbul Halk Ekmek (İHE) ve İstanbul Yönetim Yenileme Anonim Şirketi’nin (İSYÖN) de sponsor olduğu Kongre, video gösteriminin ardından Kentsel Tarım, Modeller ve Türkiye’de Yasal Mevzuat oturumu İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Bingöl’ün başkanlığı ile devam etti.

İstanbul Planlama Ajansı Özel Oturumu Dr. Selma Değirmenci başkanlığında ve Kentsel Tarım ve Yerel Yönetimler: Belediye Özel Oturumu İBB Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Ahmet Atalık başkanlığında gerçekleşmesinin ardından teşekkür belgelerinin verilmesi ve toplu fotoğraf çekimi ile kongrenin ilk günü tamamlandı.

“Gıda krizinin önüne geçmek mümkün”

Kongrenin ikinci günü anahtar konuşmacı Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar’ın sunumu ile başladı. Sunumunda önemli bilgiler veren Prof. Dr. Mustafa Tayar erişilebilir ve güvenli gıdaya ulaşmak için hepimizin önemli sorumluluklarının olduğunu ifade etti. Herkesin evinde mutlaka tarımsal üretim faaliyetinde bulunması gerektiğini vurgulayan Tayar, su kullanımında da tasarruf etmemiz gerektiğini söyledi. Gereken önlemlerin alındığı takdirde gıda krizinin önüne geçilebileceğini belirten Tayar tarım faaliyetlerinin sadece kırsal alanlarda sıkışıp kalmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Gıda güvencesi ve kentsel tarımın gündemde olduğu “Yerel Yönetimler, Gıda Güvencesi ve Kentsel Tarım: Küresel ve Ulusal Seçenekler” kongresi Gıda Güvencesi ve Kentsel Tarım: Saha Örnekleri oturumuyla ve Prof. Dr. Mustafa Tayar başkanlığında devam etti.

Kongre; Kent Planlaması ve Kentsel Tarım oturumu Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Çelik başkanlığında, Kentsel Tarım: Teori, Proje ve Modeller İstanbul Arel Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Levent Uzunçıbuk başkanlığında birbirinden önemli bilgilere yer verilen oturumların ardından kapanış oturumu ile sona erdi.

Kongre Başkanları Dr. Öğr. Üyesi Selma Şekercioğlu, İBB Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Ahmet Atalık ve Kongre Koordinatörü Prof. Dr. Oktay Bingöl kapanış oturumunda, oturumlardan edindikleri bulgular hakkında bilgiler vererek kongrenin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x